Türkiye’de derinleşen ekonomik kriz, artan hayat pahalılığı ve gelir adaletsizliği, yurttaşların siyasi beklentilerini köklü biçimde değiştirdi. Son dönemde yapılan kamuoyu araştırmaları, toplumun önemli bir bölümünün mevcut yönetim anlayışından memnun olmadığını ve erken seçim talebinin belirgin şekilde yükseldiğini ortaya koyuyor.
Yüksek enflasyon, işsizlik ve alım gücündeki sert düşüş, özellikle dar ve sabit gelirli kesimler üzerinde ağır bir baskı oluşturuyor. Asgari ücretin ortalama gelir seviyesine dönüşmesi, milyonlarca yurttaş için geçim sıkıntısını ülkenin en temel sorunu haline getirdi. Bu tablo, siyasal iktidara yönelik memnuniyetsizliği her geçen gün daha görünür kılıyor.
Siyasi iktidar ekonomik ve güvenlik alanlarında olumlu bir tablo çizmeye çalışsa da, sahadaki gerçekler toplumun geniş kesimleri tarafından farklı okunuyor. Sosyal medyada ve sokakta dile getirilen tepkiler, yalnızca ekonomik değil, yönetim anlayışına yönelik bir sorgulamaya da işaret ediyor.
Yapılan son kamuoyu araştırmasında yurttaşlara yöneltilen “erken seçim ister misiniz?” sorusuna verilen yanıtlar dikkat çekici sonuçlar ortaya koydu.
Bu veriler, erken seçim isteyenlerin oranının istemeyenlerin yaklaşık iki katına çıktığını gösteriyor. Araştırma sonuçları, toplumda siyasi değişim beklentisinin güçlü biçimde hissedildiğini ortaya koyuyor.
Aynı araştırmada katılımcılara “bugün bir genel seçim olsa hangi partiye oy verirsiniz?” sorusu da yöneltildi. Ortaya çıkan tablo, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin yapısının köklü biçimde değişebileceğine işaret ediyor.
Kararsız seçmenlerin orantısal olarak dağıtılmasıyla oluşan tabloda, CHP yüzde 33,4 oy oranıyla birinci parti konumuna yükseliyor. AK Parti yüzde 30,2 ile ikinci sırada yer alırken, DEM Parti yüzde 9 oy oranıyla Meclis’e girebilen üçüncü parti oluyor.
Bu senaryoda, mevcut iktidar ortaklarından MHP dahil olmak üzere barajı aşabilen başka bir parti bulunmuyor. Ortaya çıkan tablo, erken seçim halinde siyasi dengelerin ciddi biçimde değişebileceğini gösteriyor.
Seçmen davranışını belirleyen en temel unsurun ekonomi olduğu da araştırmalarla netleşmiş durumda. Son yapılan bir başka kamuoyu yoklamasında, yurttaşların ülkenin en önemli sorununa verdiği yanıtlar şu şekilde sıralandı:
Veriler, ekonomik sorunların yalnızca bir geçim meselesi değil, aynı zamanda siyasi tercihleri şekillendiren temel faktör haline geldiğini ortaya koyuyor.
Uzmanlara göre erken seçim çağrılarının yükselmesi, yalnızca muhalefetin söylemleriyle sınırlı değil. Toplumun farklı kesimlerinden gelen bu talep, mevcut sistemden duyulan rahatsızlığın ve değişim beklentisinin giderek yaygınlaştığını gösteriyor.
Önümüzdeki süreçte ekonomik gelişmelerin ve siyasi hamlelerin, erken seçim tartışmalarını daha da merkezî bir noktaya taşıması bekleniyor.
Haber Merkezi