CHP Genel Başkan Yardımcısı Gamze Taşcıer, Eskişehir’in Seyitgazi ilçesinde meydana gelen orman yangınında hayatını kaybeden 5 orman işçisi ve 5 AKUT gönüllüsü için başsağlığı dileyerek, yangınlara karşı alınmayan önlemleri ve iktidarın yaklaşımını sert sözlerle eleştirdi. Taşcıer, “Her yangın mevsiminde aynı acıyı yaşıyoruz” diyerek, sistematik ihmallere dikkat çekti.
“Orman İşçileri Sefalet Koşullarında Mücadele Veriyor”
CHP’li Taşcıer, parti genel merkezinde düzenlediği basın toplantısında Seyitgazi’deki yangınla ilgili çarpıcı ifadeler kullandı. Yangınlara müdahale eden orman işçilerinin ve gönüllülerin, yıllardır aynı yetersizliklerle karşı karşıya bırakıldığını ifade eden Taşcıer, şöyle konuştu:
> “Orman işçileri en ön safta, büyük bir fedakarlıkla yangınlara müdahale ediyor. Ancak bu mücadeleyi eksik personel, sınırlı ekipman ve sefalet koşullarıyla sürdürüyorlar. Gönüllüler de aynı cesaretle alevlere koşuyor ama hayatta kalmaları için gereken önlemler alınmıyor.”
“Sorun Uçak Değil, Rejimin Doğaya ve Emeğe Bakışıdır”
Yangınlara müdahale konusundaki eksikliklerin sadece teknik boyutta olmadığını vurgulayan Taşcıer, asıl sorunun yönetim anlayışında olduğunu belirtti. Tek adam rejiminin doğaya, insana ve emeğe yaklaşımında ciddi sorunlar olduğunu savunan Taşcıer, şunları kaydetti:
> “Bu mesele ne sadece uçak eksikliğidir, ne de personel sayısıdır. Asıl sorun, tek adam rejiminin doğaya, emeğe ve insana yaklaşımındaki çarpıklıktır. Bu sistem değişmeden alınacak hiçbir önlem kalıcı olmaz. Devlet aklı devre dışıdır. Etkili araştırma ve önleyici tedbirler ancak demokratik işleyişle mümkündür.”
“Emeğe Saygısı Olmayan Rejimde İnsan Hayatı da Değersizleşiyor”
Mersin Akkuyu Nükleer Santrali inşaatında çalışan işçilerin yaşadıkları da Taşcıer’in gündemindeydi. Maaşlarını alamadıkları için hak arayan işçilerin polis müdahalesiyle karşılaşmasını hatırlatan Taşcıer, emek mücadelesinin aynı zamanda bir insanlık mücadelesi olduğunu vurguladı:
> “Emeğin değersizleştirildiği bir düzende insan hayatı da değersizleşiyor. Bugün emek mücadelesi aynı zamanda bir insanlık onuru mücadelesidir. Ama iktidarın yaklaşımı müzakere değil, dayatma. Toplu sözleşme süreci bile bu anlayışla gölgeleniyor.”
“İktidar Emekçiyi Düşük Ücret Sarmalına Mahkûm Etmek İstiyor”
Yaklaşan 8. Dönem Toplu Sözleşme sürecine de değinen Gamze Taşcıer, yaklaşık 7 milyon kamu çalışanı ve emeklisini ilgilendiren görüşmelerin, iktidarın baskıcı politikaları nedeniyle adaletsiz ilerlediğini dile getirdi:
> “İktidar, örgütsüz toplu sözleşme, düşük ücretli istihdam ve baskılanmış zam politikasıyla işçiyi sefalet içinde bırakmak istiyor. Bu strateji, emek cephesi için zincirleme bir yoksulluk süreci demektir.”
“Yeni Bir Türkiye İçin Mücadeleyi Büyüteceğiz”
Son olarak, halktan yana yeni bir rejim tahayyülünü savunduklarını söyleyen Taşcıer, emeğin ve insan onurunun merkezde olduğu bir Türkiye hedeflediklerini belirtti:
> “Orman işçileri alevlerin içinde, Akkuyu’daki işçiler şantiyede, maden işçileri yerin yedi kat altında can veriyor. Susmak, sadece hükümete değil, bu sömürü düzenine onay vermektir. Biz, emeğin Türkiye’sini kurmak için örgütlenmeye ve mücadeleye devam edeceğiz.”
Lozan ve Basın Özgürlüğü de Gündemindeydi
Basın toplantısında, Lozan Antlaşması’nın 102. yıl dönümünü ve 24 Temmuz Basın Özgürlüğü İçin Mücadele Günü’nü de hatırlatan Taşcıer, Gazi Mustafa Kemal Atatürk başta olmak üzere tüm mücadele kahramanlarını saygıyla andı. Türkiye’nin basın özgürlüğü sıralamasında 180 ülke arasında 159. sırada yer almasına dikkat çekerek, “Gerçeğin izini süren tüm basın emekçilerinin bayram havasında kutlayacağı bir Türkiye diliyorum” dedi.
Haber Merkezi