Türkiye Haber Kanalı | Politika
MHP Genel Başkan Yardımcısı ve Hukuk İşlerinden Sorumlu isimlerden biri olan Feti Yıldız, son günlerde kamuoyunda yeniden gündeme gelen “umut hakkı” tartışmalarına ilişkin sosyal medya hesabından dikkat çeken bir açıklama yaptı.
Yıldız, özellikle ağırlaştırılmış müebbet cezaları ve bu cezaların infazında uygulanan koşullu salıverme hükümlerine ilişkin mevzuat maddelerini hatırlatarak, hukuki tartışmaların yürütülürken ilgili kanunlara bakılmasının haber ve yorumun değerini artıracağını vurguladı.
Açıklamasına medya mensuplarına seslenerek başlayan Yıldız, hukuki başlıklarda yapılan yorumların ve haber dilinin, ilgili yasal düzenlemeler görülmeden eksik kalabileceğini ifade etti.
Bu çerçevede Yıldız, Türkiye’de infaz rejimini düzenleyen İnfaz Kanunu ile Terörle Mücadele Kanunu (TMK) hükümlerini örnek gösterdi.
Yıldız’ın aktardığına göre, İnfaz Kanunu’nda bazı ağır cezalar için belirli süreler sonunda koşullu salıverilme hakkı doğabiliyor. Ancak bu sürelerin tamamlanması, doğrudan tahliye anlamına gelmiyor.
Yıldız, burada önemli bir ayrıntıya işaret ederek, bu sürelerin dolmasının “otomatik tahliye” anlamına gelmediğini, koşullu salıverilme sürecinin ayrıca değerlendirildiğini belirtti.
Yıldız’ın açıklamasında öne çıkan en kritik bölüm ise bazı suç tiplerinde koşullu salıverilme hükümlerinin tamamen devre dışı bırakılması oldu.
Buna göre; Türk Ceza Kanunu’nda yer alan bazı başlıklarda, suçun bir örgütün faaliyeti kapsamında işlenmesi halinde, ağırlaştırılmış müebbet cezasına mahkûm edilen kişiler için koşullu salıverilme hükümleri uygulanmıyor.
Bu durumda hükümlülerin cezası, pratikte ölünceye kadar infaz edilen bir hapis haline geliyor.
Yıldız’ın dikkat çektiği suç grupları, TCK’da şu bölümler altında yer alıyor:
Feti Yıldız, Terörle Mücadele Kanunu’nda da koşullu salıverilme konusunda benzer bir çerçevenin bulunduğunu hatırlattı.
TMK’da yer alan ilgili hükme göre, bazı terör suçlarından ağırlaştırılmış müebbet cezası alan kişiler koşullu salıverilme hükümlerinden yararlanamıyor. Bu kişiler açısından ağırlaştırılmış müebbetin infazı, ölünceye kadar devam ediyor.
Yıldız’ın paylaşımında “umut hakkı” kavramı da ayrı bir başlık olarak yer aldı. Kamuoyunda sıkça tartışılan bu kavram, ömür boyu hapis cezalarında hükümlünün ileride özgürlüğüne kavuşma ihtimalinin bulunması gerektiği görüşüne dayanıyor.
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) çeşitli kararlarında, belirli bir tahliye ihtimali olmadan yaşam boyu hapis cezası çekmenin, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 3. maddesi kapsamında “insanlık dışı veya aşağılayıcı muamele” başlığıyla ihlal oluşturabileceğine hükmettiği biliniyor.
Yıldız, bu noktada hem iç hukuk düzenlemelerinin hem de uluslararası hukuk çerçevesinin birlikte değerlendirilmesi gerektiğini ima eden bir yaklaşım sergiledi.
Feti Yıldız’ın açıklaması, özellikle “umut hakkı” ve ağırlaştırılmış müebbet cezalarının infazı konusunda son dönemde artan tartışmaların ortasında geldi.
Hukuk çevreleri, AİHM kararları ile Türkiye’deki infaz mevzuatı arasındaki ilişkinin önümüzdeki dönemde daha fazla gündeme gelebileceğine dikkat çekiyor. Haber Merkezi