Erzurum Valisi Mustafa Çiftçi ile Ülker Grubu iş insanı Murat Ülker, Millî Eğitim Bakanı Prof. Dr. Yusuf Tekin öncülüğünde yürütülen Gastronomi Liseleri Projesi kapsamında Erzurum’da hayata geçirilen Erzurum Gastronomi Meslekî ve Teknik Anadolu Lisesi için imzalanan iş birliği protokolü dolayısıyla bir araya geldi.
Erzurum Valiliği’nde düzenlenen programa Cumhurbaşkanı Başdanışmanı İsrafil Kışla ve İl Millî Eğitim Müdürü Süleyman Ekici de katıldı. Protokol imza töreninin ardından okul binasında incelemeler yapılarak yürütülecek çalışmalar değerlendirildi.
Gastronomi liseleri, yalnızca bir meslek alanı açmak anlamına gelmiyor. Özellikle Erzurum gibi turizm, kültür ve yerel üretim potansiyeli yüksek şehirlerde bu tarz projeler; istihdam, şehir markası, turizm gelirleri ve yerel üreticinin güçlenmesi gibi geniş bir çerçevede değerlendiriliyor.
Bu nedenle Erzurum Gastronomi Meslekî ve Teknik Anadolu Lisesi için atılan adım, eğitim yatırımı olmanın ötesinde, şehrin ekonomik ve kültürel vizyonunu güçlendirebilecek stratejik bir hamle olarak görülüyor.
Okulun 2025–2026 eğitim öğretim yılında 64 öğrenciyle eğitime başladığı belirtilirken, tamamlanmasıyla birlikte Erzurum’un zengin mutfak kültürünü akademik temelde ele alan örnek bir eğitim kurumu olması hedefleniyor.
Türkiye’de gastronomi sektörü, son yıllarda turizmle birlikte hızla büyürken; sektörün en büyük sorunlarından biri, nitelikli personel eksikliği olarak öne çıkıyor. Bu noktada gastronomi liseleri, yalnızca “aşçı yetiştiren okullar” değil; aynı zamanda yöresel ürün bilgisini, mutfak kültürünü ve hijyen-standart eğitimini bir araya getiren bir model olarak dikkat çekiyor.
Proje kapsamında tarihi dokusu korunacak bir yapının gastronomi eğitimine kazandırılacağı bilgisi, Erzurum açısından ayrıca önemli bir detay olarak değerlendiriliyor. Çünkü bu yaklaşım, şehirde hem kültürel mirasın korunması hem de bu mirasın “aktif kullanım” ile yaşatılması anlamına geliyor.
Uzmanlara göre, tarihi yapıların yalnızca restorasyonla yenilenmesi değil, aynı zamanda yaşayan bir işleve kavuşması; şehir kimliğini güçlendiren ve turizm algısını yükselten önemli bir yöntem.
Erzurum mutfağı; cağ kebabı, kadayıf dolması, ayran aşı, lor dolması gibi güçlü lezzetleriyle Türkiye’nin en bilinen yerel mutfakları arasında yer alıyor. Ancak gastronomi alanında şehirlerin öne çıkması yalnızca “lezzet” ile sınırlı değil. Tanıtım, standardizasyon, eğitim, ürün tedarik zinciri ve sürdürülebilirlik gibi faktörler de belirleyici oluyor.
Bu çerçevede gastronomi lisesi; Erzurum’un yerel lezzetlerinin daha profesyonel bir biçimde korunması, kayıt altına alınması ve yeni nesillere aktarılması için önemli bir fırsat sunuyor.
Gastronomi odaklı eğitim yatırımları, çoğu zaman doğrudan turizme de etki ediyor. Çünkü gastronomi turizmi; oteller, restoranlar ve kafeler kadar, yerel üreticiyi de kapsayan geniş bir ekonomik ağ oluşturuyor.
Erzurum’da gastronomi eğitiminin kurumsallaşmasıyla birlikte, yerel üreticinin ürünlerinin daha görünür hale gelmesi, coğrafi işaretli ürünlerin değer kazanması ve şehrin gastronomi turizminde daha güçlü bir konuma gelmesi bekleniyor.
Protokolde kamu yönetimi ile özel sektörün bir araya gelmesi, projenin sürdürülebilirliği açısından önemli görülüyor. Eğitim projelerinde özel sektör katkısı; yalnızca maddi destek anlamına gelmiyor, aynı zamanda sektör deneyiminin eğitim programlarına yansıması açısından da kritik bir unsur olarak değerlendiriliyor.
Bu iş birliğinin doğru planlanması halinde Erzurum Gastronomi Lisesi’nin, yalnızca şehir için değil, bölge için de bir “model okul” haline gelebileceği ifade ediliyor.
Erzurum Gastronomi Meslekî ve Teknik Anadolu Lisesi için imzalanan iş birliği protokolü, şehirde eğitim, kültür ve ekonomi ekseninde yeni bir vizyonun işareti olarak değerlendiriliyor. Proje, hem nitelikli insan kaynağı yetiştirme hedefiyle hem de tarihi yapının korunarak eğitime kazandırılmasıyla, Erzurum’un uzun vadeli şehir markasına katkı sağlayabilecek adımlar arasında gösteriliyor.
Haber Merkezi