Diyanet İşleri Başkanlığı, bu haftaki cuma hutbesinde “din istismarı” konusunu ele aldı ve bazı yapılara yönelik eleştirilerde bulundu. Hutbede, İslam’ın hakiki anlamından uzaklaşan söylemlere ve dinin yanlış temsil edilmesine karşı uyarılar yapıldı.
Cuma hutbesinde, dinin mutlak temsilcisi olmadığını iddia eden yapılar eleştirildi. Hutbede “hiç kimsenin dinin tek yetkilisi olduğu iddiasında bulunamayacağı, mutlak doğruyu sadece kendine mal edemeyeceği” vurgulandı. Bu bağlamda, din adına keyfi yorumlar yapan ve İslam toplumunda fitne çıkarmaya çalışan yapılar hedef alındı.
Diyanet hutbesinde, bu tür yapıların Müslümanların birliğini ve toplumsal huzuru tehdit edebileceği ifade edilerek, cemaat içi ilişkilerde dikkatli olunması gerektiği belirtildi. Ayrıca, İslam’ın barış ve hikmet esaslı bir din olduğu yeniden hatırlatıldı.
Hutbede doğrudan herhangi bir tarikat veya cemaate isim verilmedi. Bunun yerine, dinin özünden saparak kendi yorumlarını tek doğru olarak sunan kişi ve yapıların tutumuna dikkat çekildi. Bu tür yaklaşımların “şirk ve küfür isnadıyla insanları iman dairesinin dışına çıkarma” riskine işaret edildi.
Din istismarına karşı uyarıların yer aldığı hutbede, özellikle gençlerin dijital ortamda yanlış dini içeriklerle yönlendirilmesine karşı toplumsal farkındalık çağrısı yapıldı.
Diyanet’in son dönemde tarikatlar ve dini yapılarla ilgili çeşitli değerlendirmeler yaptığı biliniyor. Daha önce yayımlanan raporlar ve açıklamalarda tarikatların etkinlik alanları ve toplum üzerindeki etkileri tartışma konusu olmuştu.
Bu gelişmeler, din ve toplum ilişkisi, dini yapıların denetimi ve dinin yorumlanması konularında yeni tartışmaları gündeme taşıdı.
Haber Merkezi