Atatürk Üniversitesi, yükseköğretimde akademik kariyeri hedefleyen öğrenciler için önemli bir adım attı. Üniversite bünyesinde başlatılan “Bütünleşik Yüksek Lisans Programı” ile başarılı lisans öğrencilerinin yüksek lisans sürecine erken dahil olması sağlanacak.
Bu program, lisans eğitiminin son dönemine gelen öğrencilerin, mezuniyet öncesinde yüksek lisans seviyesinde dersler almasına olanak tanıyor. Öğrenciler, lisans öğrenimleri devam ederken aldıkları bu dersleri daha sonra yüksek lisans programında saydırabilecek.
Böylece klasik lisans–yüksek lisans geçiş süreci kısalacak ve öğrenciler akademik kariyerlerinde zaman avantajı elde edecek.
Programa başvurmak isteyen öğrenciler için belirlenen şartlar açıklandı. Buna göre:
Şartları karşılayan öğrenciler, ilgili enstitüler tarafından değerlendirilecek ve uygun görülen adaylar programa kabul edilecek.
Kabul edilen öğrenciler, lisans eğitimleri devam ederken her yarıyılda en fazla bir veya iki yüksek lisans dersi alabilecek. Alınan bu dersler başarıyla tamamlandığında, lisans mezuniyeti sonrasında yüksek lisans eğitiminde geçerli olacak.
Lisans mezuniyetinin ardından öğrenciler, ALES ve diğer lisansüstü başvuru koşullarını sağlamaları halinde doğrudan yüksek lisans programına kesin kayıt yaptırabilecek. Bu sayede yüksek lisans eğitim süresi bir yıla kadar kısalabilecek.
Bütünleşik yüksek lisans programı; Fen Bilimleri, Sağlık Bilimleri, Sosyal Bilimler, Eğitim Bilimleri ve Türkiyat Araştırmaları enstitülerini kapsıyor. Program çerçevesinde toplamda yaklaşık 4 bine yakın kontenjan ayrıldığı bildirildi.
Programa başvurular, üniversitenin Öğrenci Bilgi Sistemi üzerinden çevrim içi olarak alınacak. Açıklanan takvime göre:
Takvim ve kontenjanlara ilişkin güncel bilgiler üniversitenin resmi kanalları üzerinden duyurulacak.
Üniversite yönetimi, bütünleşik yüksek lisans programının temel amacının nitelikli araştırmacı yetiştirmek ve bilimsel üretimi artırmak olduğunu vurguluyor. Uygulamanın, üniversitenin ulusal ve uluslararası akademik görünürlüğüne katkı sağlaması bekleniyor.
Eğitim çevreleri, bu sistemin Türkiye’deki diğer üniversiteler için de örnek teşkil edebileceğini belirtiyor. Bütünleşik modelin yaygınlaşması halinde, yükseköğretimde akademik kariyer planlamasının daha erken aşamalarda başlaması öngörülüyor.
Haber Merkezi