Atatürk Üniversitesi, sağlıkta yapay zekâ teknolojileri alanında elde ettiği 18 patentle 2025 yılı itibarıyla Türkiye genelinde zirveye yerleşti. Üniversite bünyesinde geliştirilen projeler; hasta izleme sistemlerinden klinik karar destek mekanizmalarına kadar geniş bir alanda veri odaklı çözümler sunmayı hedefliyor.
Özellikle erken tanı, tedavi planlaması ve rehabilitasyon süreçlerinde yapay zekâ destekli modellerle sağlık hizmetlerinin niteliğinin artırılması amaçlanıyor. Geliştirilen sistemlerin hem akademik literatüre hem de sahadaki klinik uygulamalara doğrudan katkı sağlaması planlanıyor.
Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan Rektör Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu, elde edilen başarının yalnızca bir sıralama göstergesi olmadığını vurguladı. Hacımüftüoğlu, sağlıkta yapay zekâ alanındaki 18 patentin, üniversitenin uzun vadeli bilimsel vizyonu ve kararlı Ar-Ge politikalarının somut bir çıktısı olduğunu ifade etti.
Hacımüftüoğlu açıklamasında, sağlıkta yapay zekâ temelli çözümlerin Türkiye Yüzyılı vizyonunun önemli bir parçası olduğuna dikkat çekerek, bu alanda söz sahibi olmanın stratejik bir hedef olarak belirlendiğini kaydetti. Milli Teknoloji Hamlesi’nin sağlık ayağına güçlü katkı sunduklarını belirten Hacımüftüoğlu, yapay zekânın artık sağlık sistemlerinin vazgeçilmez unsuru haline geldiğini dile getirdi.
Üniversite bünyesinde faaliyet gösteren İlaç Hammadde Merkezi ile İlaç, Aşı ve Biyoteknoloji Enstitüsünün entegre çalışma modeli, sağlık teknolojileri üretim kapasitesini artırmayı hedefliyor. Yapay zekâ destekli analiz sistemlerinin biyoteknolojik araştırmalarla birlikte ilerlemesi sayesinde ilaç geliştirme ve üretim süreçlerinde daha hızlı ve verimli sonuçlar alınması öngörülüyor.
Uzmanlar, veri analitiği ve modelleme tekniklerinin ilaç Ar-Ge süreçlerine entegre edilmesiyle birlikte, maliyetlerin düşürülmesi ve başarı oranlarının artırılmasının mümkün olabileceğini belirtiyor.
Geliştirilen yapay zekâ sistemleri, hasta izleme ve klinik karar alma süreçlerinde hekimlere veri temelli destek sunmayı amaçlıyor. Bu sayede tanı doğruluğunun artırılması, tedavi süreçlerinin kişiselleştirilmesi ve sağlık hizmetlerinde etkinliğin yükseltilmesi hedefleniyor.
Erken tanıdan rehabilitasyona kadar uzanan geniş bir yelpazede sürdürülen çalışmalar; disiplinlerarası yaklaşım ve üniversite–sanayi iş birliği modeliyle yürütülüyor. Bu model, akademik bilgi birikiminin sahaya daha hızlı aktarılmasına olanak tanıyor.
Sağlıkta yapay zekâ alanında ulaşılan 18 patentlik performans, üniversitenin dijital dönüşüm sürecinde öncü kurumlardan biri olduğunu ortaya koyuyor. Elde edilen sonuçların, Türkiye’nin yapay zekâ temelli sağlık teknolojilerindeki küresel rekabet gücünü artırması bekleniyor.
Üniversite yönetimi, önümüzdeki dönemde patent sayısını artırmayı ve geliştirilen teknolojileri daha geniş uygulama alanlarına taşımayı hedefliyor. Sağlıkta dijitalleşme sürecinin hız kazanmasıyla birlikte, yapay zekâ temelli çözümlerin sağlık sisteminin temel yapı taşlarından biri haline gelmesi öngörülüyor.