ABD ile İsrail'in İran'a karşı yürüttüğü savaşta üç haftayı aşkın süre geride kalırken, sahadaki gelişmeler planlanan senaryoların aksine ilerliyor. ABD basınına yansıyan bilgilere göre, savaş öncesinde İran'da rejimin içeriden çökeceği yönünde yapılan hesaplar gerçekleşmedi.
İsrail dış istihbarat servisi Mossad tarafından hazırlanan ve savaşın ilk günlerinde İran içinde kitlesel bir ayaklanma çıkmasını öngören planın tutmadığı ortaya çıktı. Mossad Başkanı David Barnea'nın, Başbakan Binyamin Netanyahu'ya sunduğu değerlendirmede, yoğun hava saldırıları ve suikastların halkı sokağa dökeceği ileri sürülmüştü.
Aynı planın ABD tarafına da iletildiği ve dönemin ABD Başkanı Donald Trump yönetimi tarafından da benimsendiği belirtildi. Trump'ın savaşın ilk günlerinde İran halkına yönelik yaptığı "hükümeti ele geçirin" çağrısının da bu stratejiye dayandığı ifade edildi.
Savaşın üçüncü haftasına girilirken İran'da geniş çaplı bir ayaklanma yaşanmadı. ABD ve İsrail istihbarat raporlarına göre, İran yönetimi zayıflasa da kontrolünü kaybetmedi. Güvenlik güçlerinin sert müdahalesi ve baskı ortamı, kitlesel protestoların önüne geçti.
ABD basınında yer alan analizlerde, bu durumun savaş planlamasında yapılan en büyük hatalardan biri olduğu değerlendirildi. İran yönetiminin içerden çözülmek yerine dışarıya karşı daha sert bir askeri refleks gösterdiği aktarıldı.
Süreç ilerledikçe ABD yönetimi de söylem değişikliğine gitti. Başlangıçta ayaklanma ihtimalini güçlü şekilde dile getiren Washington, ilerleyen günlerde bu beklentiyi geri plana çekti. Trump da yaptığı açıklamalarda İran'daki güvenlik baskısının bu süreci zorlaştırdığını kabul etti.
İsrail Başbakanı Netanyahu ise daha temkinli bir dil kullanarak "Devrimler havadan yapılamaz" ifadesiyle sahadaki gerçekliğe dikkat çekti.
Planın en dikkat çeken başlıklarından biri ise Irak'ın kuzeyindeki Kürt grupların İran'a yönlendirilmesi seçeneği oldu. Ancak ABD tarafının bu seçeneğe sıcak bakmadığı ve Trump'ın da bu konuda geri adım attığı belirtildi.
Yaşanan gelişmeler üzerine Türkiye'nin sürece doğrudan müdahil olduğu aktarıldı. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio ile yaptığı görüşmede, Kürt unsurlara destek verilmemesi yönünde net bir uyarıda bulunduğu öne sürüldü.
Savaş öncesinde hazırlanan değerlendirmelerde, İran yönetiminin tamamen çökmesinin düşük ihtimal olduğu vurgulanmıştı. Daha olası senaryolar arasında ise yönetim içi güç mücadeleleri ve sınırlı çatışmalar yer aldı.
Analizlerde, olası bir iç karışıklığın demokratik dönüşümden çok farklı siyasi ve dini gruplar arasında çatışmalara yol açabileceği ifade edildi. En güçlü ihtimalin ise mevcut yönetim içindeki sertlik yanlısı yapıların kontrolü sürdürmesi olduğu belirtildi.
İsrail istihbaratında da İran'a yönelik stratejiler konusunda görüş ayrılıkları yaşandığı bildirildi. Önceki Mossad Başkanı Yossi Cohen döneminde bu tür ayaklanma planlarına mesafeli yaklaşıldığı, ancak son dönemde bu yaklaşımın değiştiği ifade edildi.
Her ne kadar ilk aşamada beklenen sonuç alınamamış olsa da İsrailli yetkililer, İran'da iç hareketlenme ihtimalinin tamamen ortadan kalkmadığını savunuyor.
Haber Merkezi | Türkiye Haber Kanalı | Gündemin Güvenilir Adresi
