Tarih: 01.02.2026 06:40

KTO'dan “Orta Anadolu Üretim Havzası” vurgusu

Facebook Twitter Linked-in

Kayseri Ticaret Odası'nda 2026 yılının ilk meclis toplantısı gerçekleştirildi. Küresel risklerden yerel sanayi hamlelerine kadar kritik başlıkları ele alan KTO Başkanı Ömer Gülsoy, Gülsoy, Marmara Bölgesindeki aşırı yoğunlaşmayı azaltmayı hedefleyen "Ulusal Sanayi Alanları Master Planı" projesi konusunda "Orta Anadolu Üretim Havzası" kurulmasının önemine dikkat çekti.

KAYSERİ (İGFA) - KTO Başkanı Ömer Gülsoy, "Biz bu yatırımları sonuna kadar hak ediyoruz. Bu vizyoner kararla hem bölgesel kalkınma farkları azalacak hem de Türkiye ekonomisi deprem riskine karşı sigortalanmış olacaktır. Bu vesileyle; 2019'dan beri sabırla ve kararlılıkla dile getirdiğimiz bu 'Orta Anadolu Üretim Havzası' projesini sahiplenen, Kayseri'nin ve İç Anadolu'nun sesine kulak veren, bu stratejik dönüşümün mimarı Sayın Cumhurbaşkanımıza ve Sanayi ve Teknoloji Bakanımıza Kayseri iş dünyası adına şükranlarımı sunuyorum." diye konuştu. Toplantıda ayrıca Kayseri Ticaret Odası'nda 2025 yılında en çok faaliyette bulunan 4 meslek komitesi plaketle ödüllendirildi.

Kayseri Ticaret Odası (KTO) Ocak Ayı olağan meclis toplantısı M.Rifat Hisarcıklıoğlu Toplantı Salonunda gerçekleştirildi. Meclis Başkanı Cengiz Hakan Arslan'ın başkanlığında gerçekleştirilen yılın ilk meclis toplantısına; KTO Başkanı Ömer Gülsoy, KTO Yönetim Kurulu Üyeleri, SGK İl Müdürü Mustafa Türkoğlu, İl Göç İdaresi Müdürü Enver Tutel ile meclis ve komite üyeleri, Meclis Başkanlık Divan üyeleri ile Basın mensupları katıldı.

Saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı'nın okunmasının ardından toplantıda Ocak ayında gerçekleştirilen faaliyetler ele alındı. Görüşülen gündem maddeleri oy birliği kabul edildi. Gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulunmak için kürsüye gelen KTO Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Gülsoy, sözlerine küresel siyasetin keskin virajlarına ve ekonomik belirsizliklere dikkat çekerek başladı.

"KÜRESEL EKONOMİDE REKABETİN ŞARTLARI AĞIRLAŞMIŞTIR"

Konuşmasında ekonomide yaşanan son gelişmeleri değerlendiren Gülsoy, "Bu dönemde dünya siyasetinin de ne kadar keskin ve kuralsız bir viraja girdiğine hep birlikte şahitlik ediyoruz. Son günlerde yine dünya diken üzerinde. ABD ile İran arasında tırmanan gerilim, Orta Doğu'yu bir kez daha geniş çaplı bir savaşın eşiğine getirmiş durumda… Ard ardına yaşanan toplumsal gerilimler, bölgesel belirsizliği maalesef canlı tutmaya devam ediyor. Yaşanan gelişmeler küresel ölçekte ekonomik ve siyasi risklerin aynı anda tırmandığı bir sürece işaret ediyor. Bu durum enerji koridorlarından emtia fiyatlarına, ticaret yollarından finansal piyasalara kadar pek çok alanda hızlı ve öngörülemez değişimlere yol açabiliyor. Bu nedenle üretim yaparken yalnızca kendi maliyetlerimizi değil dünyanın içinde bulunduğu bu yeni ve belirsiz düzeni de dikkate almak zorundayız." dedi.

"ÇİN İLE TİCARETTE DURUM ÜRKÜTÜCÜ: MİLLİ BİR HAMLE ŞART"

Çin ile olan dış ticaret açığının 42 milyar dolara ulaşarak Türkiye'nin toplam açığının %51'ini oluşturduğunu vurgulayan Gülsoy, "Çin, ihracat sıralamamızda Slovenya'nın bile gerisinde kalarak 22. sıraya düşmüştür. Çinli şirketler Avrupa pazarındaki payımızı elimizden alıyor. Bu durum sanayicimizin yatırım mecalini bitiriyor. İthalatı ürün ve marka bazında analiz edip, gerekirse 'Trump vari' bir kararlılıkla ticaret engellerini masaya koymalıyız. İhtiyacımız olan tek şey, rekabetçiliğimizi geri kazanacak bir 'Büyük İmalat Sanayi Hamlesi'dir." diye konuştu.

"AB-HİNDİSTAN ANLAŞMASI İHRACATIMIZ İÇİN KRİTİK BİR DÖNÜM NOKTASIDIR"

Başkan Gülsoy, Avrupa Birliği ile Hindistan arasında imzalanan yeni ticaret anlaşmasının Türk ihracatçısı üzerindeki olası etkilerine karşı da uyarılarda bulunarak; "AB ile Hindistan arasında yapılan bu anlaşma, dış ticaret dengelerimiz açısından kritik bir dönüm noktasına işaret etmektedir. Anlaşmanın yürürlüğe girmesiyle birlikte; otomotiv, tekstil, mobilya, kuyumculuk, kimya, deri ve metalurji gibi stratejik sektörlerimizde sağlanan gümrük muafiyetleri ve kota esneklikleri, Türk ihracatçısı üzerinde ciddi bir rekabet baskısı oluşturacaktır. Bu bağlamda, Avrupa pazarındaki payımızı korumaya yönelik proaktif tedbirlerin ve stratejik hamlelerin ivedilikle hayata geçirilmesi elzemdir." ifadelerini kullandı.

"2026 HEDEFİMİZ: KAYSERİ'Yİ AKILLI TİCARET MERKEZİ YAPMAKTIR"

Başkan Gülsoy, Türkiye ekonomisindeki gelişmelere ve Kayseri'nin dış ticaret performansına değindiği bölümde, 2026 yılı için "vites artırma" mesajı verdi. Gülsoy, "2025 yılını dezenflasyon süreci ve küresel ticaret savaşlarıyla mücadele ederek kapattık. Enflasyonun yıl sonunda yüzde 30,9 seviyelerine gerilemesi olumlu bir gelişme olsa da sahadaki yansımaların henüz bu ölçüde hissedilmediğini görüyoruz. Ekonomik programa olan güven perçinlenmeli, rasyonel zeminden asla vazgeçilmemelidir. Tüm bu zorlu tabloya rağmen Kayseri olarak 2025'i 3 milyar 847 milyon dolar ihracatla, bir önceki yıla oranla yüzde 2,54 artışla kapattık. Bu başarı, alın teriyle üretim yapan sanayicimizin ortak emeğidir. Ancak 2026'da vites artırmak zorundayız. Hedefimiz; Kayseri'yi sadece bir üretim merkezi değil, dijitalleşen ve yapay zekayı verimlilik aracı olarak kullanan bir 'Akıllı Ticaret Merkezi' yapmaktır." dedi.

"ORTA ANADOLU ÜRETİM HAVZASI BİR MEMLEKET MESELESİDİR"

Başkan Gülsoy, 2019 yılından bu yana her platformda dile getirdiği Marmara'ya alternatif, deprem riski düşük, sanayi tecrübesi yüksek bir 'Güvenli Liman' oluşturulmalı sözlerinin nihayet karşılık bulduğunu belirterek şunları söyledi : "Marmara Bölgesi artık doldu, taştı! Sanayiyi tek bir bölgeye hapsetmek, Marmara'nın omuzlarına bu kadar yük yüklemek hem o bölgeye hem de Türkiye'nin geleceğine yazıktır. Allah korusun, Marmara'da yaşanacak yıkıcı bir deprem, Türkiye ekonomisinin şalterini indirmek demektir. Ülkemizin ekonomik ve sosyal yaşantımızı riske atmamak için, yumurtaların hepsini aynı sepete koymamalıyız. Kırıkkale'den Ankara'ya, Konya'dan Aksaray'a, Niğde'den Mersin'e ve elbette bu işin kalbi olan Kayseri'ye uzanan bir üretim koridoru şarttır. Nihayet sesimiz karşılık buldu! Yıllardır verdiğimiz bu mücadele, Sayın Cumhurbaşkanımızın tensipleriyle artık vücut bulmaya, somut bir devlet politikasına dönüşmeye başladı. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı koordinasyonunda hazırlanan "Ulusal Sanayi Alanları Master Planı" ile Marmara'daki sanayi kümelenmesinin risk haritası çıkarılacak kapsamlı bir çalışma başlatıldı. Buna göre İstanbul, Tekirdağ, Bursa, Balıkesir, Çanakkale, Yalova, Kocaeli ve Sakarya illerinde bulunan 77 Organize Sanayi Bölgesi ile birlikte büyük sanayi tesisleri ve kritik altyapılar; ulaşım ve enerji bağlantıları da dikkate alınarak incelenecek. Marmara'daki yoğunluğu azaltma hedefi doğrultusunda, İç Anadolu ve Doğu Akdeniz başta olmak üzere yeni sanayi havzaları oluşturulması planlanıyor. Kayseri'mizin de içinde bulunduğu 16 ili kapsayan bu stratejik hamle, Türkiye'nin ikinci büyük sanayi koridorunu inşa edecektir. Kayseri; sahip olduğu sanayi kültürüyle, çevresindeki 13 ili doğrudan, 20'den fazla ili ise dolaylı olarak etkileyen bir 'çekim merkezidir'. Biz bu yatırımları sonuna kadar hak ediyoruz. Bu vizyoner kararla hem bölgesel kalkınma farkları azalacak hem de Türkiye ekonomisi deprem riskine karşı sigortalanmış olacaktır. Bu vesileyle; 2019'dan beri sabırla ve kararlılıkla dile getirdiğimiz bu 'Orta Anadolu Üretim Havzası' projesini sahiplenen, Kayseri'nin ve İç Anadolu'nun sesine kulak veren, bu stratejik dönüşümün mimarı Sayın Cumhurbaşkanımıza, şahsım ve Kayseri iş dünyası adına en kalbi şükranlarımı sunuyorum. Sanayi ve Teknoloji Bakanımıza da teşekkür ediyorum. Bu proje, Kayseri ticaretinin ve sanayisinin önümüzdeki 100 yılını kurtaracak bir dönüm noktasıdır."

"SINIRDA KARBON DÜZENLEMESİ ARTIK ERTELENEMEZ BİR ZORUNLULUKTUR"

1 Ocak 2026 itibarıyla yürürlüğe giren yeni düzenlemeye ayrı bir parantez açan Gülsoy, "Avrupa Birliği'nin Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması resmen başladı. Eğer karbon ayak izimizi düşüremezsek sınırda ek vergilerle karşılaşacağız. Artık sadece kaliteli değil, 'temiz' üretmek zorundayız. Fabrikalarımızı yeşil kaynaklarla donatmak ticari varlığımızı sürdürmek için ertelenemez bir zorunluluktur. Odamız bu süreçte her üyemizin yanındadır." dedi.

"KOMİTELERİMİZLE BİRLİK VE BERABERLİK İÇİNDE ÇALIŞARAK TİCARETİMİZİN GELECEĞİNİ İNŞA EDİYORUZ"

Toplantıda Meslek Komitelerinin yaptığı çalışmaların önemine de değinen Gülsoy, "Komitelerimiz aracılığıyla üyelerimizi ve sektörlerimizi yakından takip etmeye çalışıyoruz. Komitelerimizin çalışmaları, sektörel dayanışmayı arttırmanın yanı sıra, şehrimizin ve ülkemizin ekonomisine katma değer kazandıracak nitelikte stratejik bir vizyonu da ortaya koyuyor. Sektörlerimizin nabzını ne kadar iyi tutarsak, ekonomimize o ölçüde güç katarız." diye konuştu.

Toplantıda ayrıca SGK İl Müdürü Mustafa Türkoğlu ile İl Göç İdaresi Müdürü Enver Tutel meclis üyelerine yönelik bilgilendirmede bulundu.

BAŞARILI MESLEK KOMİTELERİ PLAKETLE ÖDÜLLENDİRİLDİ

Meclis Toplantısının sonunda Başkan Ömer Gülsoy ile Meclis Başkanı Cengiz Hakan Arslan tarafından Kayseri Ticaret Odası'nda 2025 yılında en çok faaliyet yapan; Sigorta Acenteleri ve Aracıları, Yük ve Yolcu Taşımacılığı, Eğitim Sektörü, Tahıl Bakla ve Yağlı Tohumlar Üretim ve Ticareti Meslek Komite üyelerine plaket verildi.




Orjinal Habere Git
— HABER SONU —