HÜDA PAR Mersin Milletvekili Faruk Dinç'in, kadın hastalıkları ve doğum servislerinde erkek personel ve doktorların görev yapmaması gerektiğine yönelik açıklaması kamuoyunda tartışma başlattı. Dinç, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde düzenlediği basın toplantısında, kadınların sağlık hizmeti alırken "mahremiyet kaygısı" yaşadığını savunarak, söz konusu birimlerde yalnızca kadın personelin görevlendirilmesi gerektiğini ifade etti.
Dinç açıklamasında, özellikle kadın doğum servislerinde toplumun dini ve kültürel hassasiyetlerinin gözetilmesi gerektiğini belirterek, mahremiyet konusunun bazı kadınlar açısından ciddi bir sorun oluşturduğunu ileri sürdü. Kadınların bu kaygılar nedeniyle tedaviyi erteleyebildiğini ya da sağlık hizmetine başvurmakta tereddüt yaşayabildiğini dile getiren Dinç, bu durumun önüne geçmek için kadın personelin teşvik edilmesi gerektiğini söyledi.
Milletvekili Dinç, "Kadın hastalıkları ve doğum hastanelerinde sadece kadınlardan oluşacak personel ve hekim kadrosu oluşturulmalıdır" görüşünü savunarak, bunun hem toplumsal hassasiyetlere uygun olacağını hem de sağlık hizmetine erişimi kolaylaştıracağını ifade etti. Açıklamada, mahremiyet kaygısının doğum tercihlerini de etkileyebildiği iddia edildi.
Söz konusu çıkış, son dönemde sağlık politikaları üzerinden yürüyen "normal doğum" tartışmalarını da yeniden gündeme taşıdı. Geçtiğimiz yıl bir futbol karşılaşması öncesinde açılan "Doğal olan normal doğum" pankartı kamuoyunda geniş yankı uyandırmış, kadın örgütleri ve çeşitli sivil toplum kuruluşları doğum yönteminin tıbbi ve bireysel bir karar olduğuna dikkat çekmişti.
Sağlık Bakanlığı ise daha önce yaptığı açıklamalarda, doğum yöntemine ilişkin herhangi bir dayatma söz konusu olmadığını, bilimsel veriler ışığında normal doğumun faydalarına yönelik farkındalık çalışmaları yürütüldüğünü bildirmişti. Bakan Kemal Memişoğlu da sezaryenin tıbbi gereklilik halinde başvurulan bir cerrahi müdahale olduğunu vurgulamıştı.
Dinç'in son açıklamaları sosyal medyada ve siyasi çevrelerde farklı tepkilere yol açtı. Bazı kesimler mahremiyet hassasiyetinin dikkate alınması gerektiğini savunurken, bazı çevreler ise sağlık hizmetlerinde liyakat, eşitlik ve hasta haklarının esas alınması gerektiğini belirtti. Uzmanlar, sağlık sisteminde personel planlamasının çok boyutlu bir mesele olduğuna ve hem hasta memnuniyeti hem de hizmet kalitesinin dengeli biçimde gözetilmesi gerektiğine işaret ediyor.
Tartışmanın önümüzdeki günlerde Meclis gündemine taşınıp taşınmayacağı merak konusu olurken, kadın sağlığı politikaları ve doğum yöntemleri üzerinden süren kamuoyu polemiğinin siyasi zeminde de devam etmesi bekleniyor.
