Max Planck Evrimsel Antropoloji Enstitüsü'nün öncülüğünde yapılan kapsamlı bir araştırma, erkeklerin kadınlardan neden daha kısa yaşadığını gözler önüne serdi. Bulgular, yaşam tarzının yanı sıra biyolojik farklılıkların da bu durumu etkilediğini ortaya koyuyor.
Dünya genelinde erkeklerin kadınlardan daha kısa ömürlü olduğu uzun süredir bilinen bir gerçek. Ancak bu farkın sadece yaşam tarzı ve çevresel koşullardan değil, biyolojik yapının kendisinden de kaynaklandığı anlaşıldı.
Science Advances dergisinde yayımlanan ve Max Planck Evrimsel Antropoloji Enstitüsü tarafından yürütülen çalışmada, dünya genelindeki hayvanat bahçelerinde yaşayan 528 memeli ve 648 kuş türünün yaşam süreleri incelendi.
Araştırma sonuçlarına göre memelilerin yüzde 72'sinde dişiler, erkeklerden ortalama yüzde 12 daha uzun ömürlü. Kuşların yüzde 68'inde ise erkekler dişilerden yaklaşık yüzde 5 daha fazla yaşıyor. Hayvanat bahçelerindeki güvenli ortam, veteriner desteği ve yeterli beslenme koşulları bu farkı azaltsa da tamamen ortadan kaldırmıyor.
Çalışmaya göre özellikle çiftleşme sistemleri belirleyici rol oynuyor. Tek eşli türlerde cinsiyetler arasındaki yaşam süresi farkı neredeyse yok denecek kadar az. Ancak çok eşli türlerde, erkeklerin daha iri yapılı olması ve dişiler için yoğun rekabete girmesi onların ömrünü kısaltıyor. Geyik ve antiloplarda erkeklerin iri yapısı erken ölüme yol açarken, yoğun kavganın yaşandığı türlerde dişilerin ömrü erkeklere kıyasla daha uzun oluyor.
İnsanlarda ise tablo biraz farklı. Tarih boyunca kadınların erkeklerden daha uzun yaşadığı bilinse de, bu fark şempanze ve gorillere göre daha küçük düzeyde. Bunun nedeni, insanlarda erkekler arası rekabetin daha zayıf olması ve cinsiyetler arasındaki boy farkının çok belirgin olmaması olarak gösteriliyor.
Uzmanlara göre bu araştırma, insan dahil tüm türlerde biyolojinin ömür uzunluğunda belirleyici bir faktör olduğunu bir kez daha ortaya koyuyor.
Haber Merkezi