Cumhuriyet Halk Partisi heyeti, 3-4 Mart 2026 tarihlerinde Avrupa Komisyonu'nun "Made In Europe" tasarısını ele aldığı toplantı öncesinde Brüksel'de uluslararası temaslarda bulundu. Heyet, Avrupa Birliği kurumları nezdinde Türkiye'nin üretim kapasitesi ve ekonomik entegrasyonunun stratejik önemine dikkat çekti.
Gerçekleştirilen görüşmeler kapsamında Avrupa Birliği ve Avrupa Komisyonu temsilcilerinin yanı sıra Avrupa Parlamentosu'ndaki farklı siyasi parti gruplarından milletvekilleri ve Avrupa Bölgeler Komitesi üyeleriyle temaslar sağlandı. Görüşmelerde Türkiye-AB ekonomik ilişkilerinin mevcut durumu ve geleceğe yönelik işbirliği alanları ele alındı.
CHP heyetinde Genel Sekreter Selin Sayek Böke, Dış Politika ve Dış İlişkilerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Namık Tan, Dış İlişkiler Koordinatörü Şule Erten Bucak ve Avrupa Birliği Temsilcisi Onur Eryüce yer aldı. Heyet, Türkiye'nin Avrupa değer zincirindeki konumuna ilişkin kapsamlı değerlendirmelerde bulundu.
CHP Genel Başkanı tarafından kaleme alınan ve muhataplara iletilen mektupta, Avrupa Birliği'nin sanayi ve üretim vizyonu olarak şekillenen "Made In Europe" sürecine Türkiye'nin dahil edilmesi gerektiği vurgulandı. Türkiye'nin bu vizyonun dışında bırakılmasının hem Türkiye hem de Avrupa açısından ekonomik ve stratejik riskler doğurabileceği ifade edildi.
Mektupta ayrıca, AB-Türkiye Gümrük Birliği Anlaşması'nın güncellenmesi çağrısı yinelendi. Özellikle yeşil dönüşüm ve dijitalleşme başlıklarında yeni ekonomik gerçekliklere uyum sağlayacak kapsamlı bir revizyonun gerekliliğine dikkat çekildi.
CHP heyeti, Türkiye'nin halihazırda Avrupa ekonomisiyle yüksek düzeyde entegre bir üretim ve ticaret ortağı olduğuna işaret etti. Sanayi altyapısı, ihracat kapasitesi ve nitelikli işgücüyle Avrupa tedarik zincirinin önemli bir halkasını oluşturan Türkiye'nin, karar alma mekanizmalarında daha etkin biçimde yer alması gerektiği vurgulandı.
Bu çerçevede, Türkiye'nin eşit ve güçlü bir üretim ortağı olarak konumlandırılmasının yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda stratejik bir gereklilik olduğu belirtildi.
Mektupta, CHP'nin Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne tam üyelik perspektifini benimsediği açık şekilde ifade edildi. Türkiye ile Avrupa Birliği arasındaki köklü ekonomik bağların ve paylaşılan demokratik değerlerin yeni dönemde daha kapsayıcı ve stratejik bir işbirliği anlayışıyla ele alınması gerektiği kaydedildi.
Demokrasi, hukukun üstünlüğü ve karşılıklı güven temelinde inşa edilecek yeni bir işbirliği modelinin hem Türkiye'nin kalkınmasına hem de Avrupa'nın küresel rekabet gücüne katkı sağlayacağı değerlendirildi.
CHP heyeti, Türkiye'nin "Made In Europe" vizyonunda güçlü ve eşit bir tedarik ortağı olarak yer almasını güvence altına almak amacıyla siyasi ve diplomatik girişimlerin sürdürüleceğini açıkladı. Gümrük Birliği'nin kapsamlı biçimde güncellenmesi ve ekonomik entegrasyonun demokrasi, kalkınma ve refah temelinde derinleştirilmesi hedeflerinin kararlılıkla takip edileceği bildirildi.
Açıklamada ayrıca, Türkiye'deki üreticilerin, KOBİ'lerin ve emekçilerin haklarının uluslararası platformlarda savunulmaya devam edileceği; Avrupa Birliği nezdinde ve çok taraflı yapılarda aktif diplomasi yürütülerek Türkiye ekonomisini güçlendirecek adımların bugünden atılacağı vurgulandı.
