Adalet Bakanı Akın Gürlek, Ankara Hakimevi'nde basın kuruluşlarının Ankara temsilcileriyle düzenlenen iftar programında gündeme ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Gürlek, İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne yönelik yürütülen soruşturma ve Ekrem İmamoğlu ile ilgili tartışmalar hakkında konuştu.
İBB davasına değinen Gürlek, savcılık görevini yürüttüğü döneme ilişkin eleştirilere yanıt vererek, "Ben Cumhuriyet savcısı olarak görevimi yaptım. Vicdanen de rahatım. Ortada yolsuzluk, dolandırıcılık ya da büyük bir ihaleye fesat karıştırma soruşturması vardı. Biz şahısların isimlerini kapatıp dosyaya baktık. Burada kişinin belediye başkanı olması ya da isminin Ekrem ya da başka bir isim olması bizi ilgilendirmiyor" dedi.
9 Mart'ta başlayacak İBB davasıyla ilgili "makul süre" tartışmalarına da değinen Gürlek, yargılamanın tamamen mahkemenin kontrolünde yürütüleceğini söyledi.
Davada çok sayıda sanık bulunduğunu hatırlatan Gürlek, "Bildiğim kadarıyla 406 sanık var. Bu davaya tek bir heyet bakacak ve bu heyetin başka bir dosyası olmayacak. Alanında uzman bir heyet tarafından yürütülecek. Ne kadar sürede tamamlanacağı tamamen mahkemenin takdirinde" ifadelerini kullandı.
Gürlek, suça sürüklenen çocuklara yönelik cezalara ilişkin de dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu. Mevcut cezaların bazı ağır suçlar için yetersiz olduğunu düşündüğünü belirten Gürlek, özellikle cinayet gibi suçlarda çocukların da daha ağır yaptırımlarla karşılaşabileceğini ifade etti.
"Çocuklarla ilgili cezaları ben yetersiz buluyorum" diyen Gürlek, "Özellikle adam öldürme gibi ağır suçlarda, gerekiyorsa yetişkinlerde olduğu gibi ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası alınmasını sağlayacak düzenlemeler yapılabilir. Bu konuda gerekli adımları atacağız" dedi.
Suç işleyen çocukların ailelerinin sorumluluğuna ilişkin soruya da yanıt veren Gürlek, bazı ülkelerde bu yönde uygulamalar olduğunu ancak Türkiye'de şu an böyle bir düzenleme bulunmadığını söyledi.
"Çocuğun işlediği suçtan dolayı aileyi doğrudan sorumlu tutamayız" diyen Gürlek, ailelerin çocuklarını denetleme ve sahip çıkma konusunda daha dikkatli olması gerektiğini vurguladı.
Abdullah Öcalan'ın statüsü ve kamuoyunda tartışılan "umut hakkı" konusunda da değerlendirmelerde bulunan Gürlek, bu konuların tamamen Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin takdirinde olduğunu belirtti.
Terör suçlarında şartlı salıverme hükümlerinin bulunmadığını hatırlatan Gürlek, Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'da yapılabilecek olası değişikliklerin ise Meclis tarafından belirleneceğini ifade etti.
Kadına yönelik şiddetle mücadele konusunda hassas olduklarını vurgulayan Gürlek, 6284 sayılı kanunun uygulamasında bazı sorunlar yaşandığını söyledi.
Özellikle koruyucu tedbirlerin uygulanmasında görev ve yetki karmaşası bulunduğunu belirten Gürlek, "Polis mi uygulayacak, savcı mı uygulayacak gibi bazı pratik sorunlar var. Bu nedenle kanunda gerekli güncellemeleri yapacağız" dedi.
Adalet Bakanı Gürlek ayrıca 12. Yargı Paketi üzerinde çalışmaların sürdüğünü açıkladı. Türkiye'de yargının önünde çok sayıda dosya bulunduğunu belirten Gürlek, yargılamaların hızlandırılması için uzlaşma ve arabuluculuk mekanizmalarının kapsamının genişletileceğini söyledi.
Özellikle çekişmeli boşanma davalarının yıllarca sürdüğünü belirten Gürlek, yeni düzenlemeyle tarafların boşanma konusunda anlaşması halinde davanın hızlı şekilde sonuçlanabileceğini ifade etti.
